Kozlu Masaj Salonu Jale Hanım

Kozlu Masaj Salonu Jale Hanım

“Evet. Şöyle bazı yazılara konsantre Kozlu Masaj Salonu olmadan önce bir mutfağa geçeyim dedim.”
“Dur, ben hazırlayayım kahveni.”
“Yok canım, ben hallederim.”
“Ne demek, sana hizmet etmek benim için şereftir prenses.” Bu nazik ve sempatik adamı
reddedemedi Mine. Ek olarak hoşuna da gidiyordu, ona bu şekilde davranılması. Tam Mine’nin istediği gibi
egosunu okşuyordu Özgür. Ne de olsa siyaset bilimciydi, akıllı bir adamdı. Kendi yaşlarında esmer,
zayıf, kirli sakallı, kızların arkadaşlık kurmaktan hoşlandığı biriydi. Son zamanlarda Mine’nin işe sık
gelmesiyle birazcık daha yakınlaşmışlardı. Özgür, Mineye sevinç veriyordu, gazeteye politik röportajlar
oluşturan başarılı, geleceği parlak biriydi. Aynı kuşaktan olmaları, geçmişlerinin benzerliği onu kendine
yakın hissettiriyordu. Çevresi de pek yakıştırıyordu onları fakat aralarındaki benzerlikler yüzünden
ilk başlangıçta hiç alıcı gözle bakmamıştı ona. Bu benzerlikler Mine’yi bir halde de Özgür’den uzak
tutuyordu. Özgür ne kadar ondan çok hoşlansa da Mine onda iyi bir arkadaşlık, sempatiklik
hissediyordu. Sevgili olarak hiç düşünmemişti.
Özgür Mine’nin kahvesini hazırlarken,
“tamamımız seninle kahveyi hep bu şekilde mutfakta, ofis köşelerinde mi içeceğiz? Tamam, sana kahve
meydana getirmeye, burada seni görmeye sözüm yok fakat bir kere de bizim ofisin acı kahvesindense başka bir
kahve içsek ya da yiyecek yesek?”

Kozlu Masaj Salonu

“Olabilir, niçin olmasın? Bugün büyük olasılıkla doluyum, yarın veya öbür gün olabilir sanırım.”
aslen akşam için aslabir planı yoktu derhal derhal, bir tek Fuat’ın arayıp buluşmak isteyeceğini
düşünüyordu ve onun için kendini boş tutuyordu. Sevgilisi ne vakit isterse hazır olmalıydı. Hem
özlemişti de onu.
“Olur güzellik, sen ne süre uygun olursan? Ek olarak sana yakında çıkacak kitabımın ilk
kopyalarından birini vereceğim. Fikrini merak ediyorum.”
“Beni de siyasete bulaştıracaksın bu gidişle…”
“Sen benden ünlüsün. Aslına bakarsan politik de yazıyorsun.”
“Aman canım azca ünlü diyelim benim durumuma,” gülerek kendiyle dalga geçti ve ekledi, “aslına bakarsanız
muhalif yazar diye hedefe koymuşlar. Adım çıktı bir kere, hiç eğer olmazsa alt yapısı sağlam olsun.”
“Merak etme, prenses sana kimse bir şey yapması olanaksız.”